Vergi Dava Daireleri Kurulu

Vergi D.Gen.Kur. 1989/8 E., 1989/38 K.

Vergi D.Gen.Kur. 1989/8 E., 1989/38 K.

"İçtihat Metni"

Temyiz Eden : ........... Vergi Dairesi Müdürlüğü 

Karşı Taraf : ............ 

İstemin Özeti : Murisinin paydaşı bulunduğu bir kollektif şirketin kesinleşmiş ve vadesi geçtiği halde ödenmemiş vergi borçlarının tahsilini sağlamak üzere miras yoluyla paydaşı bulunduğu taşınmazın ihaleye çıkarıldığının öğrenilmesiyle ihalenin durdurulması ve bunu inceleyen Vergi Dairesi Müdürlüğü işlemlerinin iptali dileğiyle açılan davada satış işleminin iptaline karar veren ........... Vergi Mahkemesinin, 1.4.1986 günlü ve E-.1985/328, K:1986/142 sayılı Kararını Vergi Dairesi Müdürlüğünün temyiz başvurusu üzerine inceleyerek; haczolunan taşınmazın satışının yapılmasından önce açılan davayı dosyanın tekemmülü safhasında gelişen durumuna göre kabul ederek, satış işlemini iptal eden Vergi Mahkemesi kararında, 6183 sayılı Yasanın 99 uncu maddesi hükmü karşısında yasaya uygunluk görülmediği ve davanın anılan kurala göre yeniden karara bağlanmak üzere kararın bozulmasına karar veren Danıştay Dördüncü Dairesinin 24.6.1987 günlü ve E:1986/3632, K:1987/2259 sayılı Kararına uymayarak, metninde yazılı hukuki ve kanuni nedenlerle ilk kararlarında ısrar edilmesine ilişkin ........... Vergi Mahkemesinin, 27.10.1988 günlü ve E:1988/312, K:1988/397 sayılı Kararı, Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiş, borç ve satışla ilgili bildirimlerin yapıldığı, yasada tüm varislere bildirim yapılmasının aranmadığı, bozma kararında yazılı hukuksal nedenlerle kararın yasaya uygun olmadığı, Vergi Mahkemesince dosyadaki belgeler yeterince incelenmeden karar verildiği ileri sürülerek, ısrar kararının bozulması istenmiştir. 

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. 

Danıştay Tetkik Hakimi : Semra Kıraçlı 

Danıştay Savcısı Mehmet Bulut'un Düşüncesi : Davacının paydaşı bulunduğu taşınmazın, murisinin ve öteki paydaşlardan bir kısmının kamu borçları nedeniyle 6183 sayılı Kanun uyarınca satışından sonra, davacının başvurusu üzerine, bu satışın iptaline ilişkin olarak vergi mahkemesince verilen kararın temyizen incelenerek Danıştay Dördüncü Dairesince bozulmasından sonra, bozulan kararında ısrar eden (direnen) vergi mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması vergi dairesi tarafından istenmiştir. 

Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, intikali veya sona ermesi hususlarında gerek Medeni Kanun ve gerekse öteki kanunlar özel hükümler getirmiştir, özellikle taşınmaz mülkiyetinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri konusunda adli yargı mercilerinin görevli ve yetkili oldukları ise özel hukuk hükümlerinde ve gerekse kamu hukukuna ilişkin kanunlarda mutlak biçimde yer almıştır. 

Bu cümleden olarak Türk Kanunu Maddesinin 633 üncü maddesinde; taşınmaz mülkiyetinin iktisabı için tapu siciline kaydın şart olduğu kuralı ilke olarak getirilmiş, ancak cebri icra yoluyla bir taşınmazı iktisab eden kimsenin tescilden evvel dahi o taşınmaza malik olacağı hükme bağlanmıştır. 

Bu kural uyarınca paydaların bir kısmının vergi borcundan dolayı satışı yapılan taşınmaz kendisine ihale edilen şahsın (alıcının) mülkü olur. Yani alıcı, satış komisyonu tarafından kendisine ihale edilen taşınmazın mülkiyetini, ihalenin yapıldığı tarih itibariyle iktisap etmiş olur. Artık bu andan itibaren taşınmazın mülkiyeti üzerindeki tüm uyuşmazlıkların adli yargı yerinde çözüme kavuşturulması gerekmektedir. 

Kararın düzeltilmesi dilekçesinde yükümlü, henüz satış yapılmadan, satış hazırlıkları içinde yasaya aykırı gördükleri hususları belirterek, bu hususlar ikmal edilmeden satış yapılamayacağını, dava ettiğini öne sürmektedir, bu iddianın doğruluğu Danıştay Dördüncü Dairesinin bozma kararı ile de sabit bulunmaktadır. Bu durum sabit olunca, henüz tekemmül etmemiş bir işlem aleyhine dava açılmış olmaktadır. Buna karşın da dilekçenin verildiği tarihte tekemmül etmiş bir satış işlemi mevcutmuş gibi, satış işleminin iptaline karar verildiği görülmektedir. Üzerinde direnilen mahkeme kararı bu yönü ile de yasalar uyarlı bulunmamaktadır. 

Herhangi bir bilgisi ve borcu bulunmadığını, satış için 6183 sayılı Kanun hükümlerine uyulmadan satış işleminin tekemmül ettirildiğini yükümlü öne sürmekte ise de, bu iddiaların her halde yetkili bir merci önünde dile getirilmesi gerekli bulunmaktadır. 

Nitekim, 6183 sayılı Kanunun 99 uncu maddesinde; ihalenin feshinin taşınmazın bulunduğu yerin icra tetkik merciinden şikayet yoluyla istenebileceği, ........... ihalenin feshi veya kaydın tashihi hakkında başkaca mahkemeye veya idari kaza mercilerine müracaat olunamayacağı ........... kuralı getirilmiştir. Bu kural, bu uyuşmazlığın idari yargı yerlerinde çözümlenmesine engel oluşturmaktadır. 

Bu nedenlerle temyize konu kararın bozulması gerekeceği düşünülmüştür. 

TÜRK MİLLETİ ADINA 

Hüküm veren Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunca Tetkik Hakimi Semra Kırçlı'nın sözlü açıklamaları ve temyiz istemine ilişkin düşüncesi dinlendikten sonra dosya incelenerek gereği görüşüldü. 

Dosyadaki belgelerin incelenmesinden; 15.12.1981 tarihinde ölen murisin paydaşı bulunduğu ........... Kollektif Şirketinin ölüm yılı ile sonraki iki yılın gelir vergisi borçlarının tahsilini sağlamak amacıyla, ölüm tarihi itibariyle miras şirketine intikal eden taşınmazın haczi sonucu da paraya çevirmek üzere ihaleye çıkarıldığının öğrenildiği ihale gününde ve ihale yapılmadan önce açılan davaya ait dilekçede; ihalenin yapılmamasının ve buna dayanak oluşturan vergi dairesi işlemlerinin iptalinin istendiği anlaşılmıştır. 

Kamu akacaklarının tahsil yöntemini ve buna karşı izlenecek itiraz ve diğer yargısal başvurulan düzenleyen 6183 sayılı Yasa, tahsil aşaması da dahil, olmak üzere gerekli işlemlerin yürütülmesi görevini alacaklı kamu idaresi olan tahsil dairesine vermiş, borçluların hukuki durumlarını etkileyen kimi işlemlerin yapılmasını anılan dairenin bağlı olduğu yönetsel birim yöneticisinin iznine bağlanmıştır. Tüm bu işlemlerin yönetsel işlemler olduğu ve idari yargı yerlerinde dava konusu yapılabileceğinde kuşku bulunmamaktadır. Ancak, 6183 sayılı Kanun, borcu karşılamak üzere haczolunan taşınmazların satışına ve elde edilecek, satış bedeliyle borcun karşılanmasına karar verilen hallerde, sadece ihalenin feshi dileğiyle açılacak davaların, mülkiyetle ilişkisini de gözönüne alarak adli yargı yerinde görülüp çözümlenmesini özel biçimde kurala bağlanmıştır. Bu nedenle, ihalenin feshinden önceki evrede tahsil dairesinin yürüttüğü işlemlerin ve dolayısıyla verilen satış kararının hukuka uygunluğunun, özel ayrımını bir yana bırakıldığında, vergi mahkemeleri tarafından denetlenmesi gerekmektedir. 

Satış işleminden önceki evrede hukuka aykırılıklar bulunduğu iddiasıyla ihale yapılmadan önce ihalenin durdurulması ve buna dayanak olan işlemlerin iptali dileğiyle açılan bu davada vergi mahkemesinin, satış kararının uygulanması anlamını taşıyan ihaleden önceki yönetsel işlemleri incelemesi gerekmektedir. 

Dava dosyasındaki belgelerden, Mahkemece, borçlu ........... Kollektif Şirketinin paydaşı olan murisin ölümünden sonra hangi ortaklar ve koşullarla faaliyetini sürdürdüğü, tasfiye edilip edilmediği, hacze konu borcun ne kadarının miras şirketiyle ilgili bulunduğu, miras şirketini temsil amacıyla Medeni Kanun hükümlerine göre temsilci atanıp atanmadığı, taşınmazın hangi tarihteki ve kimin yaptığı bildirim üzerine teminat kabul edildiğini, miras şirketinin ve paydaşların mal bildiriminde bulunmaya çağırılıp çağırılmadığı, terekenin taksimi konusunda yargısal bir başvuru yapılıp yapılmadığı noktalarında herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın karar verildiği ve kararda satış işleminin iptaline hükmolunduğu görülmektedir. 

.Hükümle varılan bu sonuç, yeterince belirgin olmadığı gibi kararı temyiz yoluyla inceleyen Danıştay Dördüncü Dairesinin bozma kararında da bu husus vurgulanarak hükmün; 6183 sayılı Kanunun 99 uncu maddesi ile icra tetkik merciine verilen görev kapsamında olup olmadığı anılan kural doğrultusunda yapılacak incelemeden sonra karara bağlanmak üzere bozulması kararlaştırılmıştır. 

Haczolunan taşınmazın satılarak paraya çevirilmesi hakkındaki satış kararı ve buna yönelik işlemlerle, taşınmazın ihale usulüyle satışı farklı hukuksal sonuçlar doğurduğundan Vergi Mahkemesi tarafından, ihale öncesindeki yönetsel işlemler incelenerek karar verilmesi gerekirken, yukarıda yazılı noktalarda inceleme yapılmaksızın ve bozma kararından sonra hukuksal neden gösterilmeksizin ilk kararda ısrar edilmesine karar verilmesinde de yasaya uygunluk görülmemiştir. 

Bu nedenlerle temyiz isteminin kabulüne, ........... Vergi Mahkemesinin 27.10.1988 günlü ve E: 1988/31-2, K:1988/397 sayılı ısrar Kararının, bu kararda yazılı hukuksar noktalar incelendikten sonra yeni bir karar verilmek üzere bozulmasına, yargılama giderleri verilecek kararda hüküm altına alınacağından bu konuda hüküm tesisine gerek bulunmadığına, 28.4.1989 gününde oybirliğiyle karar verildi.